SEPET
PAYLAŞ
22.08.2019 // SNEAKER // İnanç Çakıroğlu

adidas Originals: Powered by the PAST

adidas; 90'ların ikonik sneakerlarını, geçmişten ilham alarak, çağdaş bir tasarım anlayışıyla günümüze taşıyor.

Ozweego, LXCON, EQT Gazelle, Yung ve Falcon gibi klasik sneakerların, ruhunu yansıttığı dönem olan 90’ların mirasını, bugünün yaratıcılarına taşıyan bu seri, aynı zamanda geçmişin ilham veren kültürünü de beraberinde getiriyor. DNA’sında, zamana meydan okuyan özelliklere sahip olan silüetler, geçmişlerinden ilham alarak orijinal renkleri ve onları yaratan unsurlarıyla birlikte yeniden tasarlandı. 


WUNDER; geçmişin orijinalliğinden güç alarak, özgün stillerini yaratan ve kişisel benliklerini ortaya koyan yaratıcıların yanında...

Onlarla, yaratıcılıklarının kökenleri, ilham aldıkları konular, stilleri ve geleceğe dair beklentileri hakkında sohbet gerçekleştirdik. 

Kaan Boşnak (Yüzyüzeyken Konuşuruz)


Müziğiniz ile her yaştan geniş kitlelere hitap ediyor, konserlerinizde gerçek anlamıyla dinleyiciyle buluşup, yüz yüzeyken konuşuyorsunuz. Yaratımlarınızın ve şarkı sözlerinizin kalabalıklar tarafından içselleştirilmesi ve belki de bambaşka anlamlar yüklenmesi size ne hissettiriyor?

Aslında bu işi yapma sebebimiz; kalabalıkların sesi olmak değil kendi sesimiz olmak, fakat konserlerde gördüğümüz ilgi kalabalıklarla aynı şeyi düşünüp, aynı şekilde dile getirdiğimizi hissettiriyor. Buna farklı şeyler düşünüp, aynı şekilde dile getirmek de diyebiliriz. Bunun sadece bir ayrılık şarkısıyla alakası yok tabii ki, çoğu zaman birleşmekle ya da politik bir tavırla da alakalı olabilir. Derdimizi birbirimize bağırarak anlatmaktansa, konserlerimize çağırarak anlatıyoruz.


Sosyal medyanın kariyerinizdeki en önemli rolü sizce nedir? Sosyal medyanın, araç ve amaç olarak kullanılması hakkında görüşleriniz nelerdir?

Genel bir sosyal medya eleştirisi ya da övgüsü yapmak yerine şunu söyleyebilirim; 2011 senesinde şarkılarımızın duyulmaya başlamasının üç ana sebebi vardı. Bunlar; YouTube, Vimeo ve Facebook. Bu platformlarda paylaşılan şarkılar, bizi her geçen gün sosyal medyayı aktif olarak kullanan yeni kullanıcılarla tanıştırdı. Tabii sonrasında profesyonel ortamda kaydedilip yayınlanmış 3 albümle, 8 senede geldiğimiz bu noktaya ulaştık. Ama konserlerimizi bile hala Instagram üzerinden duyuruyoruz. Bugün Instagram, bilboardlardan daha çok işe yarıyor. 


Pre-sosyal medya dönemde var olmuş müzik gruplarının, alt kültür ve moda akımları üzerine etkileri tartışılmaz. Brit-pop & Gazelle veya Run DMC & Superstar örneklerinde olduğu gibi, müziğinizi özdeşleştirdiğiniz veya sevdiğiniz stiller / akımlar var mıdır?

Biz grup olarak, adidas Superstar modeli ile tarzımızın daha yakın olduğunu düşünüyoruz. Sanırım adidas Alexander Wang'in bana hitap etmesi, adidas Superstar modelinin etkisi sayesindedir.


Elif Gönen




Geçtigimiz yıl Vetements defilesinde yürümenle dikkatl
eri çekmiştin. Alışılagelmiş modellik kavramının değişmesi hakkında neler düşünüyorsun?

Her trendin değişmesi gibi, “model” profilinin değişmesini de çok normal buluyorum aslında. 90'lardan önce de modeller farklı bir profile sahipti. Bundan 20 sene sonrada, eminim ki çok farklı olacak. Şu anda yapılmaya çalışılan şey, herkesi temsil eden bir market oluşturmak. Ben bunu son geçmiş 30 yılda yapılana oranla, toplum için çok daha sağlıklı buluyorum.


Fashion Communications öğrencisi olarak, fashion/sneaker dünyasına bakış açın nasıl? Chunky sneakerlar ve klasikler hakkında düşüncelerin nelerdir?

Sneaker benim için her kombine uyabilecek bir öğe. Takım elbise ağırlıklı giyindiğim için, sneakerlar kıyafetime daha eğlenceli bir nokta katıyor. Chunky sneakerları ne kadar beğensem de benim için klasiklerin yerini tutabileceğini düşünmüyorum. Klasik adı üstünde, her zaman moda. 


Geçmiş trendlerin yeniden moda olması veya zamansız olması seni nasıl etkiler? Sence gelecekte bizleri nasıl trendler bekliyor?

Şahsen nostaljiyi çok seven biriyim, sürekli retro ve vintage parçalar bulmaya çalışıyorum. Gerçek vintage parçaların tekrar satılması, geri dönüşüm ve high fashion sayesinde oluşan gereksiz kıyafet ziyanının önüne geçmek için de çok önemli. Gelecekte geçmişin tekrarlanacağını düşünüyorum. Belki de birçok ünlü markayı ileride vintage olarak göreceğiz.



Ateş Atilla


Müzik yeteneğin ve yaratıcılığın aileden mi geliyor, yoksa çevrenin etkisiyle mi gelişti? Yaratım süreçlerini ve planlarını biraz anlatır mısın?

Müzik yeteneğim hem annem hem de babamdan geliyor. Babam eskiden bateri çalıp şarkı söylermiş ve sesi çok güzeldir, annem de küçükken keman eğitimi almış, onun da kulağı çok iyidir. Benim müzik hayatım ise babamın bana ben 4 yaşındayken piyano almasıyla başladı ve sonrasında konservatuar eğitimi ile devam etti. Uzun bir süre klasik müzik eğitimi aldım fakat 14 yaşıma geldiğimde yapmak istediğim müziğin, daha farklı tarzlar olduğuna karar verdim. Önceden var olan eserleri çalıp söylemektense, kendi müziğimi yaratmanın verdiği hissin güzelliğini fark ettim. 15 yaşıma geldiğimde ise, kendi şarkılarımı yaratmaya başladım. Filmlerden, günlük modumdan, yaşadığım ilişkilerden ilham alarak birbirinden farklı şarkılar yazdım. Hem kendimi tatmin eden hem de şarkılarımı dinleyen herkesin beni anlayabileceği ve saygı duyabileceği eserler yaratmayı hedefledim. Amacım her zaman farklı olmaktı. Duruşum ve müziğim kesinlikle farklılık yaratmalıydı. Beni görmeseler bile, duydukları anda kim olduğumu bilmeleri, benim için çok önemli. Kısacası, doğru insanlara ulaşarak kalıcı olmak istiyorum.


Hiç unutamadığın bir sneakerın var mı? Bu sneaker ile yaşadığın ve unutamadığın bir anın var mı? Bu sneakerın senin için anlamı neydi?

Unutamadığım ve ilk sneakerım adidas Stan Smith’ti. Daha doğrusu o adidas Stan Smith, ağabeyimindi. Ağabeyim o sneakerı çok sevdiğinden, benimle paylaşmayı pek istemezdi. Bir keresinde, okula o sneakerla gitmiştim ve çoğu kişinin dikkatini çekmişti. Arkadaşlarım bahçede futbol ve basketbol oynarken, ben sneaker zarar görmesin diye kenarda oturup, sadece izlemiştim. Çünkü eğer zarar görseydi, ağabeyim kesin anlardı ve ben de biterdim. Sınıf arkadaşlarımın ben yeni bir şey aldığımda, bana hemen onun hakkında sorular sormaları hoşuma gidiyordu. Gerçekten Stan Smith’lerim beni iyi hissettirmişti. Tabi ki 14 yaşındaki bir çocuk için, kendimi fazla havalı hissetmiş de olabilirim. Havalı olduğunu bilmek, sanırım o yaştaki bir çocuk için çok daha başka bir histi. Ama bu sayede giyim tarzımı oluşturmaya başladım. İnsanların ilgisini çekmeyi ve onların giymediği, bulamadığı şeyleri yaratıp giyinmeyi benimsedim. Bu yüzden bu sneaker tarzımı oluşturmam da rol oynadı diyebilirim. 


Senin için klasik nedir? Sence bir şey nasıl klasik olur?

Benim için klasik demek, yol gösteren demek. Başka fikirlere, yaratıcılığa örnek olması demek. Mesela James Brown'ın şarkı söylerken kendine has dans hareketleri yapması, bir sonraki şarkıcılar için örnek oldu. Michael Jackson ve Chris Brown gibi isimlerin de klasik örneğinin James Brown olduğuna eminim. Eğer kimsenin yapmadığı bir şeyi yaparsan ve seni taklit etmeye başlarlarsa, sen ilk ve klasikleşen kişi olacaksın. Kısacası, benim için klasik kelimesi ilkliği ve başlangıcı anımsatıyor.


İrem Aydın




Moda tasarımı okumuş biri olarak; sokak modasının son yıllarda moda dünyasını domine etmesi hakkında neler düşün
üyorsun? 

Sosyal medya gücünün, bu konuda etkili olduğunu düşünüyorum. Özellikle sosyal medyada takip ettiğimiz “influencer” dediğimiz kişilerin, kendilerine has tarzını yansıtması ve bunların hızlı bir şekilde yayılması, aynı zamanda dünyada rap camiasının sükse yapmasıyla, sokak kültürünün hızlı bir şekilde yayılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bence bu durum, birçok kesime hitap etmektedir.


Tie-dye (batik) gibi trendlerin veya 'kendin yap' (DIY) felsefesinin yeniden gündemde olması, yeni nesil için ne ifade ediyor? Alt kültürler ana akım mı oldu?

Ben, "batik" ve "kendin yap" konseptinin, bu kadar yayılmasının sebebini, insanın özgün ürünler istemesi ve kendi tarzlarını, fikirlerini, kıyafetlere dilediği gibi yansıtması olarak görüyorum. Buna farklı olma isteği, dikkat çekme isteği ve özgün olma isteğinin harmanlaması olarak da bakabiliriz. Kendin yapma olayı hem daha ucuz, hem daha özgün olurken, hem de geri dönüşüm ve kimsede bulunmayacak bir parça oluyor. Bu da insanları, bu akıma itiyor. Tasarım ruhu gelişiyor, kişi kendini yansıtabiliyor ve bir nevi kendini en doğru şekilde gösterme yöntemi haline geliyor diyebiliriz. Alt kültürlerin, bu kadar popüler olma sebebi de aslında insanların artık rahatlığı göz önünde bulundurarak giyinme isteği. Ruhlarını giydikleri kıyafetlere yansıtma isteği. Yani aslında evet şu an için alt kültürler ana akım oldu diyebiliriz.


EQT Gazelle gibi geçmişte yaratılan klasik modellerin, günümüzde yeni bir tasarım anlayışı ile yeniden yorumlanması hakkında düşüncelerin nelerdir?

Geçmişte olan tasarımların günümüzde tekrar piyasaya girmesi, geçmişteki tasarımlarıyla günümüzün teknolojisini birleştirip daha kullanışlı aynı zamanda da tasarım çizgisinden ödün vermeyerek günümüze getirilmesini; olması gereken bir trend olarak görüyorum. Bu aslında insanların en temel güdülerinden olan, mükemmele ulaşma arzusunun modadaki yansımasıdır. Daha geliştirilmiş ama geçmiş tasarım çizgisinden çıkmamış, geçmişle günümüzün bir sentezi olarak görüyorum.

Photos:
@aligulsener
Wunder Creative Team:
@sainteetique
 Talents:

BÜLTENE KAYIT OL!

YENİ ÇIKAN ÜRÜNLER, ETKİNLİKLER, HABERLER VE DAHA FAZLASI İÇİN KAYIT OL.