SEPET
08.03.2021 // MODA // İnanç Çakıroğlu

Sneaker Kültüründe Kadınlar ve Değişen Algı

Bugün sneaker kültürü dünyada hala bir “erkek kulübü” olarak algılanıyor. Kadın sneaker tutkunları, son yıllarda kadın odaklı kampanyalar ve kadın odaklı sneaker iş birlikleriyle daha fazla seçenekle karşı karşıya. Bu da özellikle öncü ve yaratıcı kadın tasarımcıların iş birlikleri sayesinde gerçekleşiyor.





Sokak giyiminin ve sneakerların yükselişiyle birlikte moda kuralları herkes için büyük ölçüde değişiyor. Geleneksel modanın katı kuralları, sokak giyiminin ve spor kıyafetlerin günlük giyim olarak daha popüler hale gelmesiyle zayıflamaya başladı. Bununla birlikte daha çok erkek pazarına hitap eden markalar, artık giderek daha kadın odaklı hale gelmeye, kadınlar için özel ürünler çıkarmaya başladı. Tabi bu pozitif durum bütün markalar için aynı hızda gerçekleşmiyor. Bugün kadınlar, her alanda olduğu gibi sneaker endüstrisinde de çoğu  durumda “görünmez” olarak algılanıyor. Bu tutum markalardan kadınlar adına gelen bedenler, droplar ve sloglanlardan çok daha derinlerde çözülmesi gereken bir konu. 





Bugün sneaker kültürü dünyada hala bir “erkek kulübü” olarak algılanıyor. Ancak son birkaç yıldaki değişimler bu tutumun değişmesi için olumlu yönde. Kadın sneaker tutkunları, son yıllarda kadın odaklı kampanyalar ve kadın odaklı sneaker iş birlikleriyle daha fazla beden ve daha fazla stil seçeneklerine kavuştu.  Uzun bir süredir markalar, erkekler için çıkarılan bir sneaker modelinin daha küçük ve pembe hale getirdiğinde kadınlara yeterli ve doğru geleceğini düşündüler. Bu hatadan dönmeleri ise son yıllarda kadınlara ne istediklerini soran ve onları dinleyen tasarımcı ve yaratıcı kadınların öncülüğünü yaptıkları tasarımlarla gerçekleşebildi. 





Kadınların sneaker ve streetwear endüstrileri üzerindeki etkisinin son 10 yılda katlanarak arttığını görmek epey memnun edici. Pek çok kadın tasarımcı ve kreatif direktör bu alanlarda görünürlük kazandı. Kadınların bu alandaki en büyük katkıları ise özellikle de kapsayıcılık, cinsiyet politikaları ve vücut sorunları üzerinde oldu. Bu olumlu katkılar bu konuların konuşulmasını ve markaların genel stratejilerini şekillendirirken, kadın görüşlerine ve tercihlerine daha çok önem vermesini sağladı. 


Sektörde kadınlar için çok fazla hareket olmasına rağmen, erkek meslektaşlarına kıyasla çok fazla kadın, hala yeterince tanınmıyormuş gibi hissedebiliyor. Bu nedenle, son on yılda sneaker ve streetwear endüstrisinin şekillenmesine yardımcı olan bu önemli kadınlara gereken itibarı ve saygınlığı vermek gerekiyor. 2010 yılında ilk olarak sporcu olmayan bir kadın olarak Vashtie’nin Jordan ile yaptığı sneaker iş birliği ile başlayan bu serüven, özellikle son beş yılda Aleali May, Melody Ehsani, Stella McCartney, Rihanna, Chitose Abe gibi ünlü isimlerin de tarihe geçen tasarımlarıyla büyük ivme yakaladı. 






Markalar için bu gelişmelerin ve bu iş birliklerinin yeni olduğu düşünülürse, daha alınacak çok yol olmasının yanı sıra erkek egemen sneaker kültüründe bu gibi değişiklikler büyük motivasyon oluşturuyor. Büyük markaların kadınların sadece pastel renkli sneakerlardan daha fazlasını istediklerini fark ettikleri ve bu kadar büyük bir pazara kulak vermek ve sunmak için adım attıkları geleceğe dair umutları büyütüyor.

BÜLTENE KAYIT OL!

YENİ ÇIKAN ÜRÜNLER, ETKİNLİKLER, HABERLER VE DAHA FAZLASI İÇİN KAYIT OL.